Bu kez pek çok anlatıya dâhil olmuş bir bilim adamının hikâyesini gözler önüne seriyoruz. Bilim adamımız çoğu kişi tarafından Galileo olarak bilinen İtalyan fizikçi, matematikçi, mühendis, astronom ve filozof gibi pek çok ilgi alanını bünyesinde bulundurabilen ve bilimsel devrimde çok önemli bir role sahip Galileo Galilei. 1564’te İtalya’nın Pisa şehrinde dünyaya gelmiştir. Onun pek çok başarısını dile getirebiliriz bu minvalde. Bazı kişiler de Kopernik kuramının savunucusu olarak tanımlar onu. Başarıları arasında teleskopun geliştirilmesi ve sonuçsal astronomik gözlemleri de ilk sıralarda yer alır. Fizik kanunlarını açıklamada matematiğin kullanılmasında da büyük bir rol oynamıştır. Yine biraz önce bahsettiğimiz gibi insanların ona şimdiye kadar ettiği birçok hitap şekli vardır. Örnek olarak şunları sayabiliriz: modern gözlemsel astronomi, modern fiziğin babası, bilimin babası ve en kapsamlı olarak modern bilimin babası.

Eğer, onun astronom kimliğini öne çıkartırsak, Venüs’ün yıl içindeki safhalarını(aşamalarını) teleskopla kanıtlanmasını, Jüpiter’in en büyük dört uydusunu keşfetmesini ve güneş ışığının analizini ve gözlemini yapmasını da bir kenara koyup unutmamak gerekir. Galileo ayrıca uygulamalı bilim ve teknoloji, gelişmiş askeri pusula ve buna benzer diğer alanlarda da adından söz ettirmiştir.

Yine bugün lise 3’te fizik derslerinde gösterilen bağıl hareket kavramını ortaya atan ve salınan bir sarkacın zaman aralıklarını ölçmek için kullanılabildiğini kaydeden ilk kişidir.

Üzerinde en çok ısrar ettiği ve çoğu kişinin bu konuyla tanıdığı Galilei, dünyanın yuvarlak olduğunu iddia etmiştir. Ve dünyanın döndüğünü iddia ettiği için 1614’te bu tarz görüşlerini öğretmesi ve yayması yasaklandıktan sonra, 1632’de yazdığı bir kitap nedeniyle yargılanması sonucu ömür boyu ev hapsine çarptırılmıştır. 1642’deyse hayata gözlerini yumdu.