Buhara’nın Afaşana Köyünde 980 yılında hayata gözlerini açan İbn-i Sina, çok yönlü kişiliği ile özel bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, filozof, bilim insanı, fizikçi ve aynı zamanda tıpçı olarak anılan İbn-i Sina’nın tam adı ise ‘’Ebu Ali El-Hüseyin İbni Abdullah İbn-i Sina El-Belhi’’ olarak biliniyor. Babası da kendisi gibi saygın bir bilim insanıdır ve detaylı bir araştırma yapıldığında onun da döneme yön veren isimler arasında yer aldığını görebiliyoruz. Babası Abdullah Bin Sina, maliye katibi olarak da görev yapmıştır.

İbn-i Sina ise tıp başta olmak üzere astronomi ve felsefe alanında önemli çalışmalara imza atmış ve yaşadığı dönemin yanı sıra bulunduğumuz döneme de damgasını vurmayı başarmıştır. İbn-i Sina kimdir? Sorusuna detaylı bir şekilde yanıt verebilmek adına şu detayı da sizinle paylaşmak istiyoruz. Yalnızca Orta Doğu coğrafyasında değil, Batı dünyasında da önemli bir isimdir ve yabancılar onu Avicenna olarak tanımakta ve ifade etmektedir.

‘’Dünyayı Değiştiren 100 Bilim Adamı’’ listesine göz atıldığı takdirde İbn-i Sina’nın da bu listede kendine yer bulduğunu görebiliyoruz. Avrupa’da an itibarıyla aktif bir şekilde hizmet veren birçok hastanenin ismi de Avicenna olarak karşımıza çıkıyor ve bu da Batı dünyasının İbn-i Sina’ya verdiği değeri gözler önüne seriyor.

Felsefe ve tıp dalında 200’den fazla eseri hayata geçirmiş olan İbn-i Sina, modern bilimin yaratıcısı olarak da anılmaktadır.

İbn-i Sina’nın Hayatı

Kimdir? Sorusuna yanıt verdikten sonra İbn-i Sina’nın hayatı hakkında da detaylı bilgiler sunmak istiyoruz… Buhara kentinde sürdürdüğü öğrenim sonrası kendini maneviyata adayan ve henüz 10 yaşında Kuran-ı Kerim’i ezberlediğini belirtmek gerekiyor. 16 yaşında ise tıp dünyasına olan ilgisini fark etmiş ve yoğun bir şekilde bilime yönelmiştir. 19 yaşına geldiğinde ise birçokları tarafından doktor olarak kabul edilmiş ve insanlar onun ücretsiz tedavilerinden faydalanmak için sıraya girmiştir.

Kıvrak zekası ve yaratıcılığı ile bilinen ünlü bilim insanı, İbn-i Sina hangi alanda çalıştı? Sorularına da geniş bir yelpazede yanıt vermemize yardımcı oluyor. Samani Resmi Kütüphanesini kullanma hakkını elde etmesi de çok ilginç bir hikayeyi bizimle buluşturuyor. Emir adındaki bir hastayı kendi tedavi yöntemleri ile iyileştirmesi onu bir adım öne taşımış ve bu hakkı ona sunmuştur. Emir adındaki hastanın ölümcül bir hastalığa sahip olması ve birçokları tarafından kurtarılamaz denilmesine rağmen İbn-i Sina bu hastayı hayata döndüren isim olmuştur.

Dönemin şartları nedeniyle çalışmalarını daha güvenli bir bölgede sürdürebilmek adına göçebe bir yaşam tarzını benimsemiştir.  Bir süreliğine İsfahan valisine sığınan İbn-i Sina, Hamadan Emiri tarafından yakalanması ile birlikte hapis yatmıştır. Sonrasında köleleri, kardeşi ve öğrencisi ile birlikte ilginç bir plana imza atarak esaretten kurtulmayı başarmıştır. İsfahan’a vardığında ise eski huzurlu yaşantısına geri dönmüştür.

Takvimler Haziran 1037’yi gösterdiğinde ise değerli bilim insanı hayata gözlerini yummuştur.

İbn-i Sina’nın Eserleri

Kim olduğu ve hayatına dair detayları paylaştıktan sonra İbn-i Sina eserleri ile ilgili de detaylı bilgi aktarımında bulunmak istiyoruz.

İbn-i Sina, tek bir alana yoğunlaşmak yerine yelpazeyi olabildiğince genişletmeyi tercih etmiştir. Bunu, ortaya koyduğu eserler sayesinde de daha net bir şekilde görebiliyoruz.

  • El Kanun fi’t Tıb-Hekimlik yasasını barındıran özel bir eser
  • Kitab’ül-Necat-Kurtuluş Kitabı olarak tanımlanıyor
  • Risale fi-İlmü’l Ahlak-Adından da anlaşılacağı üzre ahlak konusunda birtakım değer ve tavsiyelerin yer aldığı eserdir.
  • İşarat ve’l-Tembihat-Uyarıların yer aldığı eser
  • Kitabü’ş Şifa-Sağlık